Anasayfa Kemalizm Tarihi Mekanlar Kültür Fotoğraf İletişim Blog www.kukrer.net
© www.kukrer.net 2012
“Yargısı bağımsız olmayan bir devletin kendi bağımsızlığı tartışılır.”                                                                                        Mustafa Kemal Atatürk
Birinci Dünya Savaşı’nda çeşitli cephelerde başarıya ulaşmış tek Osmanlı Paşası olan Mustafa Kemal’in ulusal hareketi bir emir-komuta zinciri içinde yürütme kolaycılığını seçebileceği bir gerçetir. Ancak Mustafa Kemal, bu yolu seçmeyerek Samsun’a ayak bastığı andan gözlerini kapadığı ana kadar kişisel bir yönetim kurmamaya özen göstermiştir. Daha o yıllarda ulusal bir kahraman olan Mustafa Kemal baskı ve tehditle değil, insanları inandırarak adoımlarını atmaya özellikle öenm vermiştir. Demokrasinin ve halk desteğinin kendi açısından bir temel tercih sorunu olduğunu her davranışta göstermiştir. Kurtuluş Savaşı’nda Muhalefet Kurtuluş Savaşı sırasında görev yapan ilk TBMM’de bile 120 kişilik bir muhalefet  grubu vardı. Örneğin, sıtma ve frengi ile savaş yasası çıkarılırken, “hastalığın mikroplar yüzünden değil, Allah’ın takdiriyle oluştuğunu” savunuyorlardı. Muhalefet 1923 yılında Mustafa Kemal’i  milletvekili seçtirmemek için oyunlar düzenletebilecek kadar cüretliydi.   1924 Anayasası tartışmalarında cumhurbaşkanına meclisi dağıtma ve yasaları veto etme yetkisi bile tanınmamıştır. Bu yetkiler bir çok demokratik anayasada bulunduğu ve özellikle veto yetkisini Atatürk’ün kendi istediği halde, Meclis bu öneriyi reddetmiştir. Cumhurbaşkanına, seçimlerin yenilenmesini sağlamak amacıyla, hükümetin de görüşünü alarak meclisi dağıtma yetkisi tanıyan madde ,130 milletvekilinden 126’sının oylarıyla tasarıdan çıkarıldı. Veto yetkisi isteğinden ise , sert tartışmalar nedeniyle Atatürk kendisi vazgeçti. Bu konularda muhalif hareketin öncülüğünü yapmış olan Mahmut Esat Bozkurt ve Şükrü Saraçoğlu gibi isimler  de beklenenin tersine  Atatürk’ün sevgi ve beğenisini kazanarak hükümette öenmli görevler üstlendiler. Dikkati çeken bir durumda Atatürk’ün devrimini gerçekleştirmek için Halk Fırkası gibi bir siyasal örgütlenmeye giderken, başka partilerin kurulmasını yasaklayan hiç bir hukuksal düzenleme olmayışıdır. Karşı devrimci olmayan, demokrasiye bağlı bir siyasal muhalefetin bir an önce doğması Mustafa Kemal’in öncelik verdiği konulardan biridir. Serbest Fırka’nın kurulması aşamsında, Atatürk’ün Fethi Okyar’a yazdığı mektupta şu satırlar vardır: “Büyük Millet Meclisi’nde ve millet önünde millet işlerinin serbestçe  münakaşa ve iyi niyet sahibi zatların ve fırkaların düşüncelerini ortaya koyarak milletin yüksek menfaatlerini aramaları, benim gençliğimden beri aşık ve tarftar olduğum bir sistemdir.” Ancak Serbest Fırka’da Terakkiperver Cumhurişyet Fırkası gibi hızla karşı devrimci bir niteliğe kaymıştır. Ekonpmik ve toplumsal konular arka plana itilerek , rejim çözülmesi gerekn bir sorun gibi ön plana çıkarılmıştır. Saltanatın ve halifeliğin geri getirilmek istenmesi muhalefetin demokrasi ve vatandaşlıl bilincinden ne kadar uzak olduğunun bir göstergesidir.   
Devamı için