Anasayfa Kemalizm Tarihi Mekanlar Kültür Fotoğraf İletişim Blog www.kukrer.net
© www.kukrer.net 2012
Kemalizmin Felsefi Temeli Nedir? Mustafa Kemal’in “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” sözünde de bulabileceğimiz gibi hayatta her şey için en gerçek kılavuz bilimdir.Bilim ve bilimsel yöntem Kemalizmin temel dayanak noktası olarak ön plana çıkmaktadır.Bilimsel yaklaşımda pozitivizm ana felsefe olarak kabul edilebilir.Pozitivizmin Türkçe karşılığı “olguculuk” tur.Pozitivizm, 19. yüzyılda Auguste Comte tarafından ortaya atılmıştır.Pozitivizm, Avrupa’da yaşanan aydınlanma döneminin ve bilimsel gelişmelerin bir sonucudur. Auguste Comte’nin asıl amacı toplum  olaylarını bilimsel yöntemlerle incelemektir. Bunun için sosyolojiyi kurmuştur. Sosyoloji bilimine matemetik ve fiziğin yöntemlerini uygulamaya çalışmıştır. Comte’ye göre fiziğin yöntemleri kullanılarak olgular dünyasındaki olayların gerçek nedeni ve özü bilinemese de dayandığı kanunlar bilinebilir. Toplumsal ve siyasal olayların analitik yöntemlerle ele alınması, olaylar arasındaki bağlantıların belirli sürelerle gözlemlenerek kurulması, belirlenen ilişkiler arasında var olan durumların deneysel gözlemlerden sonra açıklanması, pozitivizmin ana yöntemlerindendir. Pozitivizm; felsefede varolan idealizm ve materyalizm ayrımını reddederek, insan toplumlarının varolduğu gibi ele alınmalarını, sosyal ilişkilerin, gene sosyal bilimin verileri ile değerlendirilmesini, siyasal gelişmelerin ise siyaset biliminin verileri doğrultusunda ele alınmalarını gerektirir. Osmanlı’nın son dönemlerinde Batı ülkelerinde eğitim alan aydınlar aracılığı ile Türkiye’ye gelen pozitivizm, sosyal ve siyasal konuları bilimsel eserlerden araştıran  Mustafa Kemal’i de yakından etkilemiştir. İttihat ve Terakki’nin düşünce babası Ziya Gökalp pozitivist felsefenin öncülüğünü yapmış, bir anlamda da Kemalizm oluşumunu etkilemiştir. Kemalizm, pozitif bir yaklaşımla, dine dayanan eski düzeni reddediyor vce bilimin öncülüğünde rasyonel bir toplum ve devlet düzeni kurmaya çalışıyordu. Mustafa Kemal, geleceğe dönük düşlediği yeni Türkiye’yi bilimsel temellere oturtabilmek için müspet bilimin pozitivist yaklaşımını ana düşünce olarak benimsiyor ve Kemalizmi bu düşünceye oturtuyordu. Laik ve fene dayanan bir bilim anlayışıyla, Türk dünyasını pozitif bilim dünyasının enginliklerine açıyordu. Laiklik anlayışı da metafizik değerlerin terk edilmesini ve pozitif bir anlayışın geçerli kılınmasını sağlanmıştır. Kemalizmin siyasal konulara yaklaşımı varolan gerçekliğin bilimsel olarak saptanması, geçmişteki olayların tarih bilimin verileri ile değerlendirilmesi ve siyasal bilimin yöntemleri ile sonuca varılması şeklinde özetlenebilir. Kemalizm, Türk dünyasına bilimsel yöntemi ve pozitivist felsefeyi getiren ilk akım olmuştur. Kemalizm, 19. yüzyılda ortaya çıkan düşünce akımlarının Türkiyue’nin özel koşullarına uyan bir sentezini yapmaya çalışırken, eklektik (çeşitli görüşlerden seçilmiş fikirleri bir araya toplamak) bir yaklaşımla değişik felsefi akımlardan yararlanmış, emperyalizme karşı bağımsızlığın felsefi temelini kurmaya çaba göstermiştir. Kemalizm, diğer ideolojilerden ayrı bir sentezci yol seçerken, ülke gerçeklerine uygun düşen bilimsel bulguların ve düşünsel birikimin değerlendirilmesiyle felsefi yapısı oluşmuştur. (bkz.Prof. Dr. Anıl Çeçen,100 Soruda Kemalizm, syf.25-26, Kilit Yayınları,8.Baskı,2009)
Devamı için