© www.kukrer.net 2012
Niçin Atatürkçülük Değilde Kemalizm?
Kemalist kavramı ilk olarak, Avrupa basını tarafından kullanılmıştır.Anadolu’da Mustafa Kemal önderliğinde gerçekleşen Ulusal Kurtuluş
Savaşı’nı batılı basın organları anlatırken sürekli olarak “Kemalist Hareket” adını takmışlardır.
Cumhuriyetimizin son kırk yılı Atatürkçülük adına Atatürk’e yapılan ihanetlerle doludur.Onun için rahmetli Cemal Kutay “Atatürk dönemi
10 Kasım 1938 Perşembe günü saat dokuzu beş geçe bitmiştir.” şeklinde yaşadığı döneme göre radikal bir söylemde bulunmuştur.
Bir başka kesim ise Atatürkçülüğü, Atatürk’ün sağlığında yaptıklarının bekçiliği biçimğinde anlamıştır. Bu sebeplerden dolayı Atatürkçülük
yıpratılmıştır.Kemalizm ise daha Kurtuluş Savaşı döneminde uluskaraarsı literatüre girmiş bir terimdir.Burada şu da belirtilmelidir ki
halkımız Kemalist düşünceden uzaklaştırılmak istenmiştir. “Atatrükçülüğe evet Kemalizme hayır” düşüncesi topluma yeleştirilmek istenmiş,
iki farklı kavrammış gibi bir yanılgı oluşturulmuştur.Kemalizm illegal yapıda demokrasi karşıtı bir sistemi savunur durumuna kasıtlı olarak
düşürülmeye çalışılmıştır.
Kemalizm Oluşurken Batı Ülkelerinde Durum Nasıldı?
1930’ların dünyasına baktığımızda görülen manzara bugünkü anlamda katılımcı bir demokrasinin Avrupa’nın hiçbir yerinde olmadığıdır.
İtalya 1922, Portekiz 1927, Japonya 1930, Almanya 1933, İspanya 1938 yılında faşist bir yönetime geçmiştir.Almanya, İtalya ve Japonya
gibi sanayileşmeyi gerçekleştirmiş ülkeler bile demokrasiye kendi iç dinamikleriyle değil, 1 Dünya Savaşı’nın yenilgisiyle birlikte dayatılan
koşullar nedeniyle geçtikleri gözardı edilmemelidir.
(bkz. Ahmet Taner Kışlalı, Kemalizm Laiklik ve Demokrasi, syf. 23,İmge Kitabevi,8. Baskı,2007)
Kemalizm Oluşurken Anadolu’da Durum Nasıldı?
1920’lerin Anadolu’sunda, bugünkü Bangladeş’den daha yoksul bir halk vardı.Kişi başına düşen yıllık ulusal gelir 67 dolardı. Her on erkekten
ancak birisi okuma yazma biliyordu.Kadınlarda okuma yazma oranında durum daha da kötüydü.Binde dört. Ticaret yaşamının büyük bir
kısmı Müslüman olmayan azınlıkların elinde.Sanayi yok.Toplu iğne bile yurt dışından getiriliyor.Osmanlı borçları için “Duyun-u Umumiye
İderesi” kurulmuş.Bir çok madde üzerinde vergi toplayacakbu kurul yabancıların elinde.Çalışan görevlilerin tamamı Avrupalı.Anadolu’daki
görevlileri ise yerli Hristiyanlar. Uzak cephelerde savaşmaktan yorgun bir ordu. Önemli bir bölümü işgal altında bir ülke ve orta çağ
koşullarında bir toplum.